Haberler/Makaleler

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Nazım Hikmet
Tam adıyla Nazım Hikmet Ran , lakabı "Güzel Yüzlü Şair"dir. (d. 20 Kasım 1901[1] ya da 15 Ocak 1902[2], Selanik - ö. 3 Haziran 1963, Moskova) Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl'ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır.[3] Eserleri birçok yabancı dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova'da bulunmaktadır. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.
Eserleri birçok ödül almıştır. Ancak Türkiye'deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiş daha sonra Moskova'ya gitmiş ve Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır.
1938'de şairin cezaevine girmesiyle yasaklanıp ortadan kaldırılmış olan Nazım Hikmet şiiri, Türkiye'de ancak ölümünden iki yıl sonra 1965'te yeniden ortaya çıkmıştır.
 

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
2 Temmuz 1993 - Sivas Madımak Katliamı

"Otelde bulunanlar, tehlikenin farkindaydilar. Telefonla Sivas Valisi’ni, Emniyet Müdürünü ve diger yetkilileri arayarak önlemlerin arttirilmasini istediler. Bununla da yetinmediler, telefonla Ankara’da bulunan Basbakan`i, Basbakan Yardimcisi`ni, Içisleri Bakani’ni, Parti Liderlerini ve Milletvekillerini aradilar."

Katliamda kaybetiklerimiz:

ASAF KOCAK ( 35) -Karikatürist

ASIM BEZiRCi  (66)- 1928'de demiryolu isçisi Hamdi Bey'le ev kadini Refika Hanim'in tek çocugu olarak dünyaya gelen Asim Bezirci,üniversite yillarinda sosyalizmle tanisir. Türkiye Sosyalist Partisine girer. Bezirci, 67 yillik yasamina, bir insan ömrüne esit uzunlukta 70 kitap sigdirdi.

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 

9.MUNZUR KÜLTÜR VE DOĞA FESTİVALİ

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
12 MART CUNTASI; MALTEPE VE NURHAK CATISMALARI12mart
12 Mart muhtırasıyla ordu yönetime el koyar. Nihat Erim başbakanlığında „Balyoz Operasyonu“ başlar. O dönem izlenen politikayı ifade eden bu adlandırma, devletin
zorbalığını anlatmaya yeter. „balyoz“ halka ve devrimcilere karşı kullanılacaktır. Kontrgerilla timleri, insan avına çıkar. 27 Nisan 1971'de başta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay ve Diyarbakır olmak üzere 11 ilde sıkıyönetim ilan edilir.
 
İstanbul Maltepe
İsrail Başkonsolosu Elhrom'un kaçırılmasıyla birlikte devlet bütün gücüyle parti-cepheye yöneldi. Ordu, polis, MİT, İstanbul'da 30 bin kişiyle her yerde cephelileri aramakta, fişlenmiş kim varsa toplamakta, peşpeşe operasyonlar düzenlemektedir. Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir bu dönemde bir yazlık evde kalmaktadır. Ancak bir süre sonra, eve hırsız girdiğini sanan çevre sakinleri karakola ihbarda bulunurlar. Mahir ve Cevahir eve gelen bekçiyi içeri alıp etkisizleştirerek evden uzaklaşmayı düşünürler. Ancak bekçinin silahına davranması üzerine ateş ederek onu yaralamak zorunda kalırlar. Bundan sonrasında ise polis ve jandarmayla Maltepe sokaklarında kovalamaca başlar.

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Denizleri Anmak Onları Anlamaktır
Mehmet Özcan

Denizler
Deniz ve arkadaşlarını anarken asıl önemlisi onları anlamak gerekir. Yoksa her 6-Mayıs’ı sadece Deniz’in Yusuf’un, Hüseyin’ in idam yıl dönümlerinde anmak yetmez, onların anlamak ve onları yorumlamak gerekir.
Denizler, Mahirler, İbolar, Mazlumlar, Kemal Pirler bu ülkede kolay yetişmiyor. Bugünün öğrenci gençliği veya işçi gençliğine baktığımızda istatistik yapacak olunsa çok az bir kesiminin siyasetten ve devrimcilikle uğraşmaya çalışıyor olduğunun sonucuna varırız. Bunun çok cevabı vardır; Birincisi: dünya sosyalsit sistemin çözülüşü ve sosyalist devrimci hareketin ideolojide ve teoride henüz netleşmiş olmaması en büyük etken olarak görülmelidir. İkincisi: ise, devrimci hareketin 12 eylül askeri faşist diktatörlüğü tarafından ezilmesi bir türlü toparlanma ve örgütlenme fırsatını var olan demokratik mücadele içerisinde kendine ideolojik bir alan yaratma fırsatı bulamadan devlet tarafından darbe üstüne, darbe vurularak demokratik plandan meşru zemine itilerek illegal mücadele içerisine haps edilmiş olmasıdır.
Üçüncüsü:ise 12 Eylül askeri Faşizminin bir amacı vardı. O, günlerde dünyada ABD emperyalizmin İran’da yenilgisinden sonra, Sovyet sosyalizmin sonu olan, Afganistan işgalinden sonra, ağırlığı yeşil kuşak teorisiyle birlikte orta-doğu ve Asya ülkeleri üzerinde eğemenlik sağlamak için, yeşil kuşak adı altında islam hareketlerini örgütlenmesini geliştirmiştir.

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Bin Yürekli Bir Sevda… 
Orhan Aydın

Ülke, 12 Mart karanlığından çıkmak için yeni bir kavgaya hazırlanıyordu. 

Cezaevlerinde katledilen, işkencelerden geçirilerek ezilip yok edilmeye çalışılan, örgütlenme hakları ellerinden alınan, taleplerini haykıracakları tüm zeminleri yok edilen, yoksullaştırılıp ötekileştirilen ülke emekçilerinin ve devrimcilerinin artık sabrı kalmamıştı. 

Hayat kıpır kıpırdı. 

ADI İLYASTI, ODUN KIRICIYDI,
YANAŞTIM YANINA, YÜZÜNÜ ASTI.
İŞİN NASIL DEDİM, BİR KÜFÜR BASTI.
ARKASINDAN BALTASINI BİLEDİ. 

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
Yürekleri Yüreğimde Mühürlü
Yılmaz Yeşildağ

deniz_yusuf_huseyin
Bir zifir karanlıkta düştüm yola
Vurdum yolumu dağlara
Can görirem, cin görirem, korkmirem
Kükremiş aslan görirem, korkmirem
Bir yobaz insan görirem, korkirem
Onun bana can alıcı fikirlerinden
Can alıcı zikirlerinden,
korkirem balam , korkirem.”

Kim bilir kaçıncı kez söylüyordu anam bu Erzurum deyişini. Kaçıncı kez gözyaşlarıyla sulamıştı “korkirem”i üstüne basa basa. Ben yirmi yaş çığlıklarıyla eşlik ederken kendisine, kaçıncı kez öpmüştü ıslak dudaklarıyla kaşlarımın arasını; Bu Deniz için, Bu Yusuf için, bu da Hüseyin için diye diye.

O gece, 6 Mayıs gecesi, bana öyle zor gelmişti ki güneşin mor dağlara doğuşunu karşılamak. Bir gün önce hücre de de olsalar doğmuştu o güneş Deniz, Yusuf, Hüseyin için. Ama o sabah. O sabah doğmasa da olurdu. Ağladım mı, anımsamıyorum. Ancak, biliyordum yıllar sonra onların yoldaşlarınca kavgamızda yaşatılacağını.
 

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 
İBRAHİM KAYPAKKAYA’YI 18 MAYIS’I ANMAK YETMEZ!
Mehmet Özcan

İbrahim Kaypakkaya’yı anmak için, önce devrimci bir önder olarak düşüncelerini mücadelesini ve neyi savunduğunu anlamak, öğrenmek gerekir.
Onun savundukları ile sosyalist-devrimci mücadeleyi daha ileriye taşımak için, günün koşullarına göre Marksizm’i-Lenizm’i teorik olarak anlamak bilimsel sosyalizmle bütünleştirmek olmalıdır.

İbrahim yoldaşı anlamak ve anmak için, T.İ.K.K.O’lu veya TKP.ML’İ olmak gerekmez.
Komünist devrimci harekete ivme kazandıran Ulusal soruna ve Kemalizme O, dönemde en iyi açıklamasıyla bir dönüm noktası koyan ve o doğrultudaki, mücadelesini geliştirmeye çalışan, 1973’de Diyarbekir işkencehanelerinde ser verip sır vermeyen Komünist önder olarak anılmalıdır.

68 kuşağı Komünist devrimcileri olarak o, günkü koşullarıda tıpkı devrimci hareketin durumu tıpki; bugün olduğu gibi, Marksizme-Leninzme sapık idelojiler ile saldıran savrulan döneklerle doluydu.

Devamını oku...

 
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 
Anadolu Aleviliği ve Sorunları
Turabi Saltık

Turabi SaltıkFarklı dönemleri yaşamış uzak geçmişteki toplulukların, doğayı algılamalarında, doğa olaylarına bakışlarında ve inançlarında, kültürlerinde, tarihi birikim değerlerinden gelen öğretiler Alevilikle birleştirilmiştir. Alevilik bin yıllık varlığına rağmen Türkiye’de resmi olarak yok sayılmaktadır. Sorun inkar edilen ve yok sayılan Aleviliğin yarınına yönelik olarak yapılması gerekli olanlar nelerdir? Alevililer dünde bu günde her inançtan Türkiye halklarının barış içinde uyumlu olarak bir arda yaşamasını istemektedirler. Kimseyi incitmeden « 72 millete bir nazarla bakmak » anlayışı ile Aleviliğin insani yönü, felsefesi budur. Onun insanı merkeze alan ve insanı değerli kılan yönü buradan kaynaklanmaktadır.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL